Denizaltı kablolarında yaşanan sabotaj tehdidi, dünya genelinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Hükümetler, askeri güçler ve özel sektör, Baltık Denizi’nden Pasifik Okyanusu’na kadar uzanan bölgelerde kritik veri iletişimini sağlayan kablo ağlarını korumak için yoğun bir çaba içinde. Özellikle NATO, Baltık Denizi’nde Rusya ile bağlantılı olduğu iddia edilen bir geminin önemli denizaltı kablolarını kesmesinin ardından bölgedeki devriye faaliyetlerini artırma kararı aldı.
Asya’da da benzer bir durum söz konusu. Tayvan, kablolara yönelik olası saldırıları önlemek amacıyla kıyı güvenlik devriyelerini sıklaştırırken, yasaların katılaştırılması için adımlar atıyor. Ancak uzmanlar, bu meselenin oldukça karmaşık olduğunu belirtiyor. Denizaltı kabloları, çelik zırhlarla korunmuş olsalar da, kalınlıkları çoğu zaman bir masa tenisi topuna eşit ve büyük gemi çapalarına karşı savunmasız kalabiliyor.
Batılı yetkililer için en büyük zorluklardan biri, kablolara verilen hasarın sabotaj mı yoksa kaza mı olduğunu ve hangi devletler tarafından gerçekleştirildiğini tespit edebilmek. Şüpheli gemilerin çoğunun farklı ülkelerin bayraklarını taşımaları, olayların arkasındaki gerçek failleri tespit etmeyi zorlaştırıyor. Çin ve Rusya, bu tür iddiaları kesin bir dille reddediyor.
Öte yandan, yapay zeka ve veri talebindeki artış, daha fazla ağ kapasitesine olan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Bu durum, denizaltı kablo inşaatına yönelik büyük bir canlanma sağlıyor. Telekom veri şirketi TeleGeography’nin Baş Araştırma Sorumlusu Tim Stronge’un belirttiğine göre, dünya genelinde inşası planlanan yeni kablo sayısı şubat ortası itibarıyla 119’a ulaştı. Bu rakam, bir yıl önce 98, iki yıl önce ise 66 idi.
Bazı teknoloji firmaları da güvenlik önlemlerini artırmak için yenilikçi çözümler sunmaya başladı. “Dağıtımlı Akustik Algılama” (Distributed Acoustic Sensing) gibi yöntemlerle kablo boyunca lazer sinyalleri gönderilerek çevredeki hareketler tespit edilebiliyor. Bu yöntem sayesinde radar sinyallerini kapatan gemiler bile izlenebiliyor. Ayrıca savunma teknolojisi şirketi Anduril Industries, “Seabed Sentry” (Deniz Tabanı Gözcüsü) adını verdiği yeni bir sistemi geliştirdi. Okyanus tabanına yerleştirilebilen bu cihaz, sonar sensörleri kullanarak gemi hareketlerini uzun süre boyunca izleme yeteneğine sahip.
Denizaltı kablolarının güvenliği, günümüzdeki dijital iletişimin temel taşlarından biri olarak, uluslararası ilişkilerde önemli bir konu haline gelmiş durumda.